HAKKIMIZDA ETKİNLİKLER ÜYELİK BASIN ODASI BİLGİ BANKASI KAYNAKLAR KARİYER İLETİŞİM

Marka Gazeteciliği Yükselişe mi Geçiyor?

İletişim araçlarının hızla gelişimi ve değişimi ile birlikte, medya kavramı da farklılaşmaya başladı. Geleneksel medya kendisini bu dönüşüme uydurmaya çalışırken, dijital dünyanın gelişimi de artık herkesin yayıncı, haberci, fotoğrafçı ve hatta gazeteci olduğu bir hayata sürüklüyor bizleri…

Bugün haberlerde telefonlar ile HD görüntü kalitesinde vatandaşlar tarafından çekilmiş görüntüler yer alıyor. İnsanlar ilgilendikleri konularda bloglar yazıyorlar ve sosyal medyanın da desteği ile ciddi takipçileri var. YouTube 15-18 yaşındaki gençlerin, 7-15 yaş arasında çocukların seyrettiği videolar hazırlayarak ün ve para kazandığı bir yayıncılık dünyası haline geldi.

Markalar da yayıncı olmak yolunda hızla ilerliyor. Bu konuda liderlik eden ve kendi yayıncılık anlayışlarını geliştiren markalar var. Coca Cola, McDonalds, MasterCard gibi… Ancak bu yayıncılık anlayışının temelinde de henüz Türkiye’de yeni yeni yerleşen bir kavram var: “Marka Gazeteciliği” – “Brand Journalism”

Marka Gazeteciliği, markaların gazetecilik teknikleri ile kendi içeriklerini üretmeleri ve oluşturdukları platformda bunları yayınlamaları anlamına geliyor. Marka gazeteciliği konusunda çalışmalar yapan markalar, okuyucu ihtiyaçları, istekleri ve değerleri doğrultusunda özel haberler üreterek, dijital dünyanın gerekleri doğrultusunda (SEO uyumu, sosyal medya dili gibi…) kendisine özel mecralarda yayımlıyor. Bu içeriği, başka yayıncı platformlar da (geleneksel medya dahil) alıp kullanabiliyor.

Elbette “marka gazeteciliği” kavramı dünyada da çok yeni. İletişim sektörünün oldukça gelişmiş olduğu batı ülkelerinden kısa süre önce ortaya çıktığını düşünürsek, Türkiye’de de kullanımının yaygınlaşmasının yakın olduğunu söyleyebiliriz. Öte yandan, iletişim sektörünün de bu konuda kafası karışık. Özellikle iletişim ajansları “Marka Gazetecileri”ne biraz mesafeliler.

İngiltere’de 2015 yılında iletişim uzmanları arasında yapılan bir araştırma; marka gazetecilerinin, içerik üretimi konusunda iletişim ajanslarının işlerini elinden alacağı endişesini ortaya koydu. Araştırmaya katılanların yüzde 67’si bir marka için çalışan gazeteciler ile karşılaştığını söylüyor. Bu da marka gazeteciliği kavramının ne kadar yaygınlaşmaya başladığının göstergesi.

Aslında, bu kavramın çıkış noktası “reklam içerikli haber” (native advertising) kavramı. Türkiye’de de Tüketici Yasası’nın değişimi ile birlikte sınırları daha belirginleşen “reklam içerikli haber” artık rekabet açısından yasak. “Bu bir reklamdır.” ibaresi yer almadan yayınlanan bu tür haber metinleri nedeniyle hem yayınlayan medya kuruluşu hem de marka yüksek para cezaları alabiliyor. Türkiye’nin de bu konuda yaptığı yasa değişiklikleri Avrupa’daki örneklerinden esinleniyor.

Türkiye’de marka gazeteciliği konusunda yapılan en iyi örnekler arasında hurriyet.com.tr haber portalını gösterebiliriz. Hürriyet okuyucuları artık web sitesinde “GE Dijital Sanayi”, “365 Gün İyi Yaşam”, “Bir Karede Yaşam” başlıklı sekmeler görüyor. Bu sekmeler altındaki başlıklarda markalar, okuyucuların dikkatini çekecek, güncel içeriklerine yer veriyor.

Gelişmeler bu şekilde olunca, markalar, dijital dünyanın gelişiminden de faydalanarak, pazarlamadan anlayan gazetecileri ve editörleri istihdam etmeye ve kendi markalarına yönelik haber yayıncılığı anlayışını geliştirdiler. Hatta bunlara videografik üreten içerik geliştiriciler de dahil oldu. Marka gazetecileri bilgiyi kurumun/markanın gözünden, kurum/marka için önemli noktaları öne çıkartarak, okuyucuların ilgisini çekecek şekilde hazırlıyor ve kurumun sahip olduğu yayın mecralarından kamuoyunun ilgisine sunuyor. Hatta bazen bu yayın organına bir markanın sahip olduğu bile bilinmiyor. Kurum bu haberleri sosyal medya aracılığı ile destekliyor ve böylece kurumun haberleri yayılmaya başlıyor. Bu içerikler arasından, geleneksel medya kuruluşları da gerekli bölümleri alarak kullanabiliyor.

Genel olarak bakıldığında marka gazeteciliğinde kurumun pazarlama ve iletişim stratejisine hâkim olmadan bir içerik oluşturmak doğru olmuyor. Kurumun iletişim stratejisi doğrultusunda, güncel içerikler oluşturmak en önemli nokta. Bu noktada da biz iletişim profesyonellerine büyük görev düşüyor…

F.FATMA ÇELENK

SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ